açıkça

[açı'kça]
zf. 坦率地, 直言不讳地; 清楚地, 明确地, 公开地; 真诚地, 诚挚地: Düşüncenizi açıkça söyleyin. 请坦率地说出您的想法。Yaptığı hainlikleri açıkça itiraf etmiş, siz efendimizin onu bağışlaması için yalvarmış. 他已对他的背叛行为供认不讳, 请求阁下您的宽恕。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • açıkça — zf. Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde Düşündüğümü açıkça söylemeyi tercih ettim. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ikrar etmek — açıkça söylemek, kabul etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tasrih etmek — açıkça belirtmek Bunların hudutlarını iyi tasrih edememekle beraber ... eniştemizin kanaatlerine de sirayet etmiş olduğu görülüyordu. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yüzü seçilmemek — açıkça tanınmamak, belli belirsiz görünmek Işık arkadan geldiği için yüzü seçilmiyor. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzından dökülmek — açıkça söylemekten çekindiği şey, konuşmasından belli olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ilan — is., Ar. iˁlān 1) Duyuru Afişte, ilanda yazılı vakit gelmemiş de olsa perde açılacak demekti. T. Buğra 2) Açıkça bildirme, açıkça duyurma Cumhuriyetin ilanı. Birleşik Sözler ilanıaşk ilan panosu ilan tahtası duvar ilanı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tasrîh — (A.) [ ﺢیﺮﺼﺕ ] açıkça belirtme. ♦ tasrîh etmek açıkça belirtmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • Ottoman persecution of Alevis — Part of a series on Shi ah Islam and Twelvers Alevism Beliefs …   Wikipedia

  • Rassismus-Turanismus-Verfahren — Im Rassismus Turanismus Verfahren (türkisch Irkçılık Turancılık davası, auch Turkismus Turanismus Verfahren genannt) vom 7. September 1944 bis zum 29. März 1945 wurden 23 politische Persönlichkeiten des Turkismus und des Turanismus wegen… …   Deutsch Wikipedia

  • Грамматика турецкого языка — Турецкий язык относится к агглютинативным (или «приклеивающим») языкам и, тем самым, существенно отличается от индоевропейских. Содержание 1 Морфология 1.1 Гармония гласных 1.2 Число …   Википедия

  • açık — sf., ğı 1) Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin 2) Engelsiz Açık yol. 3) Örtüsüz, çıplak Açık baş. 4) Boş Kâğıtta açık yer kalmadı. 5) Görevlisi olmayan, boş (iş, görev) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.